Menü
Sosyal Medya
18/01/2018

Dünya Mobilya Sektöründe Türkiye Projeksiyonu ve Ankara Siteler Örneklemi-1

Merhaba ;

Dünya mobilya sektörü;

          Teknolojinin son sürat gelişmesi bütün dünyada yaşam biçimlerini, alışkanlıkları ve ihtiyaç tanımlamalarını köklü değişikliklere uğratmıştır. İnsanlığın varoluşundan bugüne başlangıçta oturma, yatma, yemek yeme gibi temel ihtiyaçları karşılayan mobilya; günümüzde sanat, tasarım ve teknoloji ile birleşerek hayatımızın vazgeçilmez unsuru haline gelmiştir. İnsanlık tarihi varoldukça mobilyada var olmaya devam edecektir. Mobilya yaşam biçimimizin ayrılmaz bir parçası olmakla birlikte statümüzü vurgulayan, motivasyonumuzu ve verimliliğimizi etkileyen yegâne fiziksel donatıdır.

          Özet olarak değindiğimiz bu nesneler gelecekte hayatımızda daha fonksiyonel olarak yer alacak ve gittikçe talepleri artacaktır.

          Dünya üzerinde 2010 yılında yapılan pazar araştırmasında yaklaşık 380 milyar dolarlık bir mobilya pazarı olduğu belirlenmiştir.Söz konusu rakamın yaklaşık 200 milyar doları mobilyaların üretildiği ülkelerde tüketime sunulmuş iç pazar ürünleri iken 180 milyar dolarlık kısmı ise uluslararası ticarete konu olmuştur.

          2016 yılında bu rakamın 500 milyar doları geçmiş olduğu tahmin edilmektedir. Tahmini büyüme hızları ile ilgili yapılan hedeflemede ise 2050 yılında dünya mobilya pazarının bir trilyon dolarlık bir hacme ulaşacağı ön görülmektedir. Mobilya sektörünün çok basit belirlenmiş rakamların ışığında bile gelecek vadeden bir sektör olduğu aşikârdır.

          2013 yılı verilerine göre dünya mobilya pazarının %55'lik payını bölüşen dört ülke Çin, Amerika, İtalya ve Almanya iken Türkiye bu pastadan sadece %1'lik pay almaktadır.

          Sırası ile Çin %25, Amerika %15, İtalya %8, Almanya %7, Japonya %3, Fransa %3, Kanada %3, Birleşik Krallık %3, Polonya %3, Brezilya %2, Vietnam %1'lik paya sahipken 12. sıradaki Türkiye Vietnam’dan sonra gelerek sektörden yalnızca %1'lik pay almaktadır.  Geriye kalan %26'lık payın  %16'sı diğer gelişmiş olan ülkelerin %10'u ise gelişmekte olan ülkelerin payıdır.

 qzens-blog-word-4

          Aynı ülkelerin üretimlerin oranları ile tüketim oranlarını kıyaslarsak; Çin %18, Amerika %21, İtalya %5, Almanya % 7, Japonya %4, Fransa %4, Kanada %3, Birleşik Krallık %5, Polonya %1, Brezilya %1, Vietnam %1'lik paya sahiptir. Geriye kalan %30'un %10'luk kısmı diğer gelişmiş olan ülkelerin %20 lik pay ise gelişmekte olan ülkelerin tüketim payıdır.

 qzens-blog-word-1

          Türkiye 2009 TÜİK verilerine göre yaklaşık 3,5 milyar dolarlık pay ile listenin daha gerilerinde yer almaktadır. TÜİK tarafından açıklanan en güncel veriye göre 2012 yılı itibari ile Türkiye Mobilya Pazar büyüklüğü 5,8 milyar dolardır (16 milyar Türk Lirası); 2015 yılı itibari ile bu rakamın 7,5 milyar dolar (21 milyar TürkLirası) büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor.

          Dünya mobilya pazarını sadece yüzdelik rakamlar ile açıklamak elbette çok kaba bir yaklaşım olacaktır. Ülkelerin mobilya pazarındaki büyüme stratejilerini, katma değerli ürün çalışmalarını, ar-ge faaliyetlerini, inovatif ve yenilikçi ürün yaklaşımlarını, gelecek stratejilerini, yeni hammadde arzlarını ve arayışlarını, kısa, orta ve uzun vade planlamalarını, tasarım faaliyetlerini, teknoloji kullanımlarını, üretim yöntemlerini, hammadde kaynaklarını, sürdürülebilirlik sektör stratejilerini, teşvik sistemlerini, iş gücü yapılanmalarını, mesleki eğitim ve teknik personel yeterliliklerini ayrı incelenmeden doğru bir modelleme yapmak mümkün olmayacaktır. Dünya mobilya pazarının ana argümanlarını daha ayrıntılı olarak daha sonraki yazılarımızda masaya yatıracağız. 

          CSIL 2012 verilerine göre dünya mobilya ticareti 2000 yılından 2011 yılına kadar değişken bir büyüme göstermiştir. 2001 ve 2009 yıllarında dünya genelinde oluşan ekonomik daralma yüzünden büyümede negatif bir durum sergileyen sektör, diğer yıllarda büyüme eğilimi göstermiştir.

 qzens-blog-word-2

          Yüzdelik rakamlarla çok boğulmadan Türkiye Mobilya Üretiminin Dünya Mobilya Pazarındaki yerini irdelersek;

          2005 yılında 750 milyon dolar olan mobilya ihracat rakamı 2015 yılında yaklaşık olarak 2,2 milyar dolar gibi bir rakama ulaşmıştır.

          2005 yılında 385 milyon dolar olan mobilya ithalat rakamı 2015 yılında yaklaşık olarak 780 milyon dolar gibi bir rakama ulaşmıştır.

          İthalat ve ihracat rakamlarından da görüldüğü gibi bütün problemlerine rağmen sektör ihracatını üç kat büyütmüş, iç pazarda talep yaratmış ve 8 milyar dolarlık bir sektör haline gelmiştir. Ayrıca mobilya sektörü; cari açık konusunda İthalat / İhracat dengesinde çok kararlı bir biçimde tek başına 1,8 milyar dolarlık “pozitif” destek sağlayan ender sektörlerden biridir.

          Bu başarı ne yazık ki çoğunlukla bireysel çabaların ürünüdür.

          Türkiye mobilya pazarında geçtiğimiz on beş yıla kadar çoğunlukla geleneksel üretim yöntemleri ile yoğun emek girdili küçük ölçekli işletmeler hâkimken; artık endüstriyel tesisler, yüksek teknoloji ile seri üretim gerçekleştirerek sektöre hâkim unsurlar olma yönünde ilerlemektedir. Bu dönüşüm rekabet koşulları içerisinde kaçınılmaz bir durumken katma değeri düşük ürünler üretme açmazına da sürükleme tehlikesi olan bir yönelimdir.

          2016 yılında olmamıza rağmen Türkiye mobilya sektöründe halen ne yazık ki faaliyette bulunan işyeri sayısı ve çalışan iş gücü sayısı net olarak ortaya konabilmiş değildir.  Sektördeki kayıt dışı çalışma problemi çözülememiştir. Bu durum sektör açısından hem işgücü kayıplarına hem de yeni yetişecek iş gücünün engellenmesine sebep olmaktadır. 2012 yılı SGK verilerine göre 116.860 kişi TÜİK verilerine göre 121.080 kişi mobilya sektöründe çalışmakta;  16.915 kayıtlı işyerinde işletme başına 6,91 kişi düşmektedir.

qzens-blog-word-3

          Sektörde işyeri ve istihdam sayısı sıralamasında Ankara 4. sırada gelmektedir.  Türkiye ve Dünya mobilya pazarı büyürken yıllar içinde Ankara'yı mobilya sektöründe 2. sıradan 4. sıraya gerileten unsurlar özünde Siteler'in sorunlarının ve çözümlerinin gizlendiği yerdir. Siteler bir günde mobilya üretim sanayisini geliştirmediği gibi bir günde de o parlak günlerinden bugünkü problemli günlerine gelmedi.  Üretim sanayileri ve sektörler insanlar gibidir; doğarlar emeklerler, yürürler, büyürler koşarlar ve değişime çağın dinamiklerine ayak uyduramazlar ise ölüme doğru hızlıca yol alırlar. Bir zamanların nakliye ambarları artık yerlerini devasa lojistik firmalarına bırakmak zorunda kaldılar. Eskiden yaşam alanlarımızda önemli yer kaplayan bakkallar yerlerini perakende devi süpermarketlere bırakmak zorunda kaldılar. Cadde mağazacılığı Ultra büyük AVM'lere karşı direnmeye çalışıyor. Değişmeyen dönüşmeyen her şey ölmeye mahkûm oluyor.

          Ankara Siteler Mobilya Sanayinin 30 yılına birebir şahit olan biri olarak üretim yöntemleri ve teknoloji kullanımı açısından değişimin ihmal edilebilecek kadar az olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.Ankara Mobilya Sanayisinin ölüme doğru yavaş yavaş götüren ana argüman "değişim"dir. Ezber cümleler ile madde madde sıraladığımız diğer sebepler alt maddeleridir. Ezber cümleler ile belirlediğimiz analizlerin işler hale gelebilmesinin tek çözümü ise ezber bozan çözümler bulmaktır.

 

Yılmaz DOĞAN
QZENS Furniture & Interior Design

                                                                                                                      

Kaynaklar;

  • İş Bankası Mobilya Sektörü Araştırma Raporu  Aralık 2015  Ahmet Aşarkaya
  • Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri  Mobilya Sektör Raporu 2014
  • TOBB Türkiye Mobilya Ürünleri Meclis Sektör Raporu 2013
  • T.C. Kalkınma Bakanlığı Onuncu Kalkınma Planı 2014-2018 Mobilya Çalışma Gurubu Raporu
  • İstanbul Sanayi Odası Dayanıklı Tüketim Ve Mobilya Sektör Raporu  2013
  • Türkiye İstatistik Kurumu
  • CSIL  Centre For Industrial Studies
Diğer Blog Yazılarımız
VİDEOLAR
Tüm Videolar
REFERANSLARIMIZ
Tüm Referanslar